Yakınımızdaki Uzak Ülke - 2 PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Yazılar - Yakınımızdaki Uzak Ülke: Ermenistan
Cuma, 01 Ağustos 2008 02:57

Hepimiz Türkiye’den Ermenistan’a bakıyoruz; peki ama bir de o taraftan Türkiye’ye baksak nasıl olurdu? İşte biz bunu yaptık.

O zaman anlıyoruz ki ne kadar büyük bir ülkede olduğumuzu.

Ermenistan’a gitmeden önce kafada cevaplayamadığım birçok soru vardı;

  • “Ermeniler, Türkler için neler düşünüyordu acaba kültürümüzü, sanatımızı kısaca bizi biz yapan özgün değerlerimizi biliyorlar mıydı?”
  • Değişen yenidünya düzeninde, Süper güçlerinin çıkar haritalarının köklü değişimi; acaba Ermenistan’ı nasıl etkilemişti?
  • Ermenistan sokaklarındaki sıradan insanlar Türkiye için neler düşünüyordu?
  • Ermeni gazetecilerinin Türkiye düşünceleri neydi?
  • Kültürümüz ve edebiyatımız hakkında bilgileri var mıydı?
  • Nazım Hikmeti ve Yunus Emre’yi biliyorlar mıydı?
  • Ermenistan gazeteleri Türkiye hakkında neler yazıyorlardı?
  • Yeni yetişen Üniversite öğrencilerinin ve gençliğin, Türkiye hakkındaki yaklaşımları nasıldı?
  • Anadolu’dan giden Ermenilerle, yerli Ermeniler neden kaynaşamamıştı?

İşte yukarıda birkaçını belirttiğim bu sorular benim araştırmacı ve serüvenci yönümü kamçılıyordu.

Gerekli yazışmalara başladık.

Başvurduğumuz;

Projenin Adı:Barış İçin Öğreniler (Sonradan "Barış İçin Gazeteciler" oldu)
Projeyi Yürüten:Kafkasya’da Geleneksel Olmayan Yöntemlerle İhtilaf Çözüm Metodu Önerme Merkezi
Projeyi Destekleyen:Ermenistan’daki Amerikan Büyükelçiliği Maslahatgüzarlığı
Katılımcılar:Uluslarası olan davetliler
  • Türkiye'den 4,
  • Azerbaycan'dan 3,
  • Gürcistan'dan 5,
  • Ermenistan'dan 15 kişi.
Konuşulacak Temel Konular:Kafkas ülkeleri arasında kalıcı barışı sağlayabilmek için;
  • "Gazetecilik"; bölgesel barışın sağlanmasında nasıl bir araç olarak kullanılabilir?,
  • "Gazeteciler"; Kafkasya barışına nasıl katkıda bulunabilirler?
  • Kafkasya'da barışın inşasında "propaganda " nasıl bir rol oynar?,
  • Kafkas ülkeleri arasında "Düşman imajı" nasıl değiştirilebilir?
  • Ermenistan gazetelerinde Türkiye hakkında çıkan yazılar nelerdir?

 

Gazeteciler Cemiyeti - Gümrü - Ermenistan

 

 

Bütün bu ana başlıkların ele alınacağı bir program çerçevesinde Ermenistan’da düzenlenecek yoğun toplantılara katılmak için gazetecilerin de bulunacağı 4 kişilik temsil heyeti belirlemem gerekiyordu. Kars’ta çok değerli gazeteci arkadaşlarıma konuyu detaylı anlattım. Ermenistan’a gidip sivil inisiyatif olarak ülkemizi her ortamda temsil edelim dedim. Ermenistan’a gidebilmemiz için süre istediler; ama sonuç olarak şu veya bu sebepten dolayı maalesef gelemediler. Bende sağlık olsun deyip kendi grubumu oluşturmak için harekete geçtim.

Bir şeye kesin karar verdim; “Resmi görüşmelerde, halk ile konuşmalarda, gazete ve Üniversite gençliği ile yapılan toplantılarda mutlaka ama mutlaka doğru bildiğim her fikri ve her doğruyu yüksek sesle saygısızlık yapmadan haykıracaktım.”

Fransa’da ve İsviçre’de “SOYKIRIM YOKTUR” demenin hapsedilme gerekçesi olduğu ortamda ben Ermenistan’ın tam “kalbinde” “SOYKIRIM YOKTUR” diyecektim ve de Birleşmiş Milletler karaları ile bu tezimi destekleyecektim.

“SOYKIRIM” ifadesinin yanlış kullanıldığı, asıl terimin “KATLİAM” olması gerektiğini anlatacaktım.

Olayların başlangıcının; Ermenistan’ın “Büyük Ermenistan’ı kurabilmek için” savaş halindeki Osmanlıyı arkadan vuran dış destekli örgütlü bir Taşnak hareketin olduğunu, “TEHCİR”in de bu nedenle yapıldığını anlatacaktım.

Bu savunmayı yapabilmek içinde bilgi altyapı derinleştirmeliydim, bunun için aylarca Ermeni meselesi ve “SOYKIRIM”la ilgili onlarca kitap karıştırıp bilgi dağarcığımı geliştirdim.

Ermenistan’a gidecek ekibimin yapısını bu nedenle tamamen değiştirdim.

  • Sanatsal açıdan kendisine çok şeyler borçlu olduğum İsrafil Parlak arkadaşımı,
  • Gazetecilik deneyimi ve video çekimleri açısından bana yardımcı olacak can dostum Tacettin Durmuş’u
  • Bilgisayar ve fotoğraf ve video çekimleri için de Buluş Oygur’u seçerek Ermenistan’a gidecek ekibimizi teşkil ettim.

Tacettin DURMUŞ - İsrafil PARLAK Böylece; “Kültür, sanat, gazete, bilgisayar, video, ses kayıtlarını ve fotoğraf çekimlerini yapan teknik ve sanatsal alt yapısı olan ekibimizi oluşturdum.”Buluş UYGUR

Bu konuda kadar isabetli bir karar verdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum.

Şimdiye kadar Kars’ta sivil bir inisiyatifin yapamadığı veya "Vatan haini damgası yerim" diye yapmaktan çekindiği bu hassas meseleye ülkemin ve diğer Kafkas ülkelerinin ortak çıkarı açısından bakacaktık.

Çözümleme ihtiyacını duyduğumuz her konuda; Önyargı değil, mantık ve ortak çıkarlar ön planda olmalıdır.”

Şunu açıkça belirtmeliyim ki;

Çok derin olan Ermeni ve Türk sorunlarına bizler fert olarak tabii ki çözüm bulacak değiliz; fakat uluslararası dengeler açısından çok uygun bir ortamın olduğuna inandığım Ermeni ve Türk meselesinde “iletişim eksikliği” olduğuna inanıyorum.

Gelecekte iki ülke arasında oluşabilecek barış ortamına; acaba Ermeni ve Türk halkı hazır mıydı?

 

Can Dostlar,

Bana sorarsanız kesinlikle "Hayır"; Neden mi?Ermeni Taşnak Parti Binası

Çünkü Ermenistan da Türkiye aleyhtarı Taşnak zihniyetli gençlik yetişiyor.

Türkiye’deki genç nüfus da Ermenistan karşıtı fanatik bir süreç içindedir.

İki ülke de konuşmadığı zaman ne oluyor? ; Ermenistan, Fransa veya Amerika üzerinden “tabii ki onların da çıkarları doğrultusunda” konuşmaya başlıyor.

Türkiye ve Ermenistan arasında zaten son zamanlarda üst düzeyde olumlu gizli görüşmelerin olduğunu biliyorum. İşte bu nedenlerden dolayı gazeteci kimliğimle iki ülke halkının konuşabilmesine katkı yapabilirsem kendimi mutlu hissedecektim.

Fakat biliyordum ki Ermenistan gezimin birçok spekülatif yönleri olacaktı. Sırat köprüsü üstünde yürüdüğümün de farkındaydım. Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ile Türkiye arasına ”Barış Köprüsü” kurma çabalarına cüzi de olsa bizde katkı yapma niyetindeydim.

Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkileri “kin ve nefret” boyutundan alıp, ortak ülke çıkarları boyutuna taşımada ufacık da olsa katkımızın olması bizi mutlu edecekti.

"Ne kadar büyük bir hayal" diyen birkaç okurumu duyar gibi oluyorum. Bana sorarsanız hiçte öyle değil, neden mi? “Çünkü iki ülke arasında iletişim eksikliği temel sorundur.” Bu kanıya Ermenistan’daki resmi çevreleri ve halkı dinledikten sonra vardım. İki ülkede de kin ve nefretle yetiştirilen, kaybedilmek üzere olan genç bir nesil var. Bir örnek mi istiyorsunuz; Üniversite öğrencileri ile yapılan atölye çalışmamızın son günü idi. Genç bir öğrenci ayağa kalktı, yüksek bir sesle: "Ben sizleri tanımadan önce “Türk’leri canavar gibi görüyordum.” Ne kadar yanıldığımı sizleri tanıyınca anladım" dedi. Yorum size ait…

 

Değerli Okurlarım;

Ermenistan’a giderken iki temel noktaya çok dikkat etmem gerekiyordu.

Sayın okurlarım, “neden bu riskli ve serüvenli Ermenistan gezisini seçtin” dediğinizi hissediyorum. Benim hayatımı hep “risk alan serüvenci yönüm belirlemiştir. Geriye dönüp geçmiş hayatıma baktığımda "iyi ki öyle yaşamışım" diyebiliyorum ve ne kadar isabetli bir karar verdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum”. Zaten yıllardan beri dünyayı geziyor, dünya insanları hakkında çekimler yapıyor, bilgiler topluyor, sonrada ülkeme dönüp bu birikimlerimi gazetedeki köşemde siz değerli okurlarımla paylaşıyordum.

Gözümün Nurları, beni daha yakından tanımanız için serüvenlerle geçen ömrümün bazı kesitlerini çocukluğumdan gelen serüvenci ruhumun nedenini birkaç cümle ile sizlerle paylaşmak istiyorum. Tam 32 önce başlamıştım Dünya turuna. 1975 Orta Doğu Teknik Üniversitesinde okuyordum o zamanlar. 1000 Mark para vermişti babam bana. Otostop yaparak gezmiştim üç ay Avrupa’yı. Paramın bittiği yerde turist rehberliği yapmış, mobilyacıda çalışmıştım. Sonra da yönümü çevirmiştim; herkesin "aman sakın gitme!" dediği Sosyalist ülkelere otostopla gitmiştim. Gezmiştim Macaristan’ı, Romanya’yı ve Bulgaristan’ı tam 32 yıl önce.

Yine hatırlıyorum;
Tam 22 yıl önce Sosyalist Rusya’ya gitmek için gün sayıyordum. Annem iki gözü iki çeşme“Gitme oğul Rusya’ya, KGB yakalar sizi” demişti. Dinlememiştim anacığımı. Almıştım kameramı, fotoğraf makinemi ve anı defterimi. Düşmüştüm yollara, daha “Glasnost ve Perestroyka’nın gün ışığında olmadığı yıllarda”. Gitmiştim Rusya’nın tam kalbine, Moskova’nın Kızıl Meydanı'nda sıraya girmiştim, Lenin’in mozolesini görmek için. Ermitaş müzesinin şaheserlerini gizlice kameramla çekerken polis yakalamıştı beni. Bir fırsatını bulup kaçmıştım ellerinden, çekmiştim kameraya gezdiğim her yerini Rusya’nın. Sonra dönmüştüm memleketime. Kurmay Başkanı vardı. Sıkıyönetime bakardı. Rica edip aldı kasetleri, sonra inceleyip tekrar geri verdi.

Bu günlere geldiğimde Dünyanın 65 ülkesine gitmiştim. Ama Gürcistan haricinde yoktu Kafkas ülkelerinden gördüğüm yerler. Azerbaycan ve Ermenistan çok ilgimi çeken yerlerdi fakat görmek nasip olmamıştı bir türlü. Bu çabalarımı daha da ileri götürebilmek maksadıyla, dünyadaki birçok ülke ile karşılıklı kültür ve sanat ilişkisinde bulunabilmek için yazışıyordum (İspanya, Venezüella, Norveç, Şili, Meksika, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan’la vs…).

Bu ülkelerden İspanya ile geçen sene Kars Kafkas Üniversitesi'nde “Federico Garsia Lorca” programını yapmıştım.

Daha sonra Norveç Festivali'nde “Yunus Emre ve Nazım Hikmet’in şiirlerini Türkçe İngiliz’ce olarak yorumlamıştım”.

Bu sene de Şili elçilik yetkilileri ile de “Pablo Neruda ve Nazım” gecesi düzenlemek amacındayım.

İşte bu uluslararası etkinliklere Ermenistan’ı da katmak istedim

Nazın Hikmet’in ve Yunus Emre’nin şiirlerini Erivan’da yorumlamalıydım. Karşılıklılık ilkesi ile de onların şairlerinin şiirlerini Kars’ta yorumlamalıydım. “Çünkü biliyordum ki müzik ve sanat evrenseldir.”. Fakat şunu çok iyi biliyordum ki Ermenistan spekülasyona çok açık bir ülke idi; ama benim bundan çekinecek bir kompleksim yoktu; çünkü gerçek ve doğruları her yerde ve ortamda korkmadan anlatamasak bizim vatanseverliğimiz nerede kalır?

 

Yorumlar
Ara
Sadece kaytl kullanclar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme: Çarşamba, 15 Nisan 2009 14:31
 
Vedat AKÇAYÖZ, Powered by Joomla!; Joomla templates by SG web hosting