| Molokanlar Erzurum'da Anlatıldı |
|
|
|
| Basından - Basından | |||||
| Pazartesi, 04 Nisan 2011 10:23 | |||||
Kars'ın Yapması Gerekeni Erzurum YaptıAkçayöz, Kars’ın solan yüzleri Molakanları bu kez Erzurum’da anlattı.Kars Kültür ve Sanat Derneği ve Dünya Molokanları Dostluk Derneği Başkanı Vedat Akçayöz, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin özel daveti üzerine bir zamanlar Kars ve yöresinde yaşayan Molokanları ve Doukhoborları anlatan bir konferans verdi. Edebiyat Fakültesi’nin daveti üzerine Erzurum’a giderek öğrencilere konferans veren Akçayöz, Rus kökenli olan Molokanların bu ülkede savaşa, kilise ve din adamı otoritesine karşı çıkan ve Hıristiyanlığı ilk ortaya çıktığı dönemlerde olduğu gibi aracısız yaşamaya çalışan, bu nedenle de sürekli itilip kakılan ve ülkeden ülkeye göç etmek zorunda bırakılan bir halk olduklarını söyledi. Molokanlar ve Doukhoborların Rusya’da gördükleri baskı sonucu Kars ve çevresine gelerek yerleştiklerini anlatan Akçayöz, Molokanların ve Doukhoborlar’ın yaratıcılıkları, becerileri yüksek bir topluluk olarak gittikleri her yerde bulundukları yerin gelişmesine, yaşam koşullarının daha iyi hale gelmesine yaptıkları katkıyla hatırlandıklarını anlattı. MOLOKAN’LARI KORUYALIM
ÖZBEK: “MOLOKANLARIN ÇALIŞKANLIĞI ÖRNEK ALINMALI”Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Özbek, çocukluğundan itibaren Molokanları hep duyduğunu ve iyi insanlar olarak tanıdıklarını belirterek, “Kars çevresinde birkaç köye yerleşmiş, çalışkanlıklarıyla tanınan bir topluluk. En dikkati çeken özellikleri barışçı ve savaş aleyhtarı bir inanışa sahip olmalarıdır. Dünyada şu anda en önemli ihtiyaçlardan birisini bilinçli üretim yapmaktır. Molokanların bu konuda dünyaya örnek olabileceklerini ileri sürdü. KORKMAZ: “ÖNYARGILARDAN KURTULMALIYIZ”
Konferansın son bölümünde ise Vedat Akçayöz Molokanlarla ilgili bir belgesel film gösterimi yaptı. Akçayöz’e, konferansı nedeniyle de teşekkür plaketi verildi. KAÜ’DEN DUYARLILIK BEKLİYORUZBazı gazeteciler olarak, Kafkas Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren KAÜ Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni daha aktif olmaya davet ediyoruz. Dünyanın tanıdığı Ozanımız Aşık Murat Çobanoğlu’nun ölüm yıldönümünü 5 gün sonra hatırlayan KAÜ, Kars’ın sosyal, kültürel, yaşayan ve yaşamayan değerlerini üniversite bünyesinde gün yüzüne çıkarmasını bekliyoruz. Bu nedenle Kars’ın göz bebeği olan üniversitemizin, Vedat Akçayöz gibi Kars’ta yaşayan Sosyal, Kültür, Tarih, Tabya, Ani, Müzik, Sanat, Tiyatro, Doğa gibi daha birçok alanda hizmet veren değerli kişilerle birlikte hareket etmesini ve ilişki içerisinde olmasını bekliyoruz.
Kaynaklar: Kars Serhat Tv - 25Haber.com - Erzurum Gazetesi
Sadece kaytl kullanclar yorum yazabilir!
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
|||||
| Son Güncelleme: Salı, 19 Nisan 2011 15:33 |



Molokanların Dünyanın unuttuğu, barış ve kardeşliği, hak ve adaleti, yardımlaşma ve paylaşımı, yeşil ve çevre dostu bir yaşam tarzını benimsemiş insanlar olarak anlatan Akçayöz, “Molokanlar ve Doukhoborlar, 1830 ve 1840’lı yıllarında savaşa ve askerliğe karşı oldukları, Kilise otoritesini reddettikleri ve Ortodoks inanç sistemini derinden sarstıkları için Çar tarafından zorla Çarlık Rusya topraklarından kopartılıp Kafkaslara sürüldüler. Fakat Türkiye’de de askere alınmak istenmeleri üzerine 1899 yılından başlayarak Cumhuriyet döneminde de Kars bölgesinden Kanada’ya doğru zorunlu göçleri devam etti. Molokanlar ve Doukhoborlar canlarını kurtarmak için göçtüler ama onların el emekleri ile yaptıkları köyleri, evleri, badvalları (yer altı bodrum), değirmenleri, mezar taşları Kars coğrafyasında korumasız olarak hala duruyor. Molokanlar ve Doukhoborlar’ın şuanda Amerika, Kanada, Rusya, Gürcistan ve Türkiye gibi dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdadırlar. Molakanlar, geçmişte Kars’ın Zöhrap, Atçılar, Çalkavur, Şahnalar, Çakmak, İncesu, Karakale ve Ardahan bölgesine yerleşen yaklaşık 11 Bin’i nulan Molokan ve Doukhobor vardı. Şimdi ise iki elimizin parmakları kadar azaldılar. Günümüzün, ağır geçim şartları altında ezilen ve kültürümüzün bir parçası olan bu insanları koruyamazsak, çok değil beş on yıl sonra tamamen yok olup gidecekler.” dedi.
Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz da konferansta söz alarak yaptığı konuşmasında, “İnsanın bilmediği kişi ve olaylarla ilgili hasımane bir tutum içerisinde olabiliyor. Bu nedenle önyargılı davranmamak gerekir. Bilinmeyen konular hakkında konuşmadan ve bir yargı ileri sürmeden önce o konunun veya şahsın iyice öğrenilmesi gerekir. Bir zamanlar Kars yöresinde toplumumuzun bir parçası olarak yaşayan Molokanların hakkında da çok az şey biliyoruz. Halbuki içinde yaşadığımız toplumu çok iyi tanımamız gerekir. Kültürel farklılıkların, güzelliklerin farkında olunması ve hepsinin korunması gerekir. Türkiye’de en büyük sorun nedir?” diye bir soru bana sorulursa hiç tereddüt etmeden, toplum katmanları arasında yeterli iletişimin sağlanamamış olmasını gösterebilirim.” diye konuştu.